ARAFTAYIM - Müjde Aklanoğlu
BİR TOKATTAN DAHA SESSİZ, BİR ÖLÜMDEN DAHA DERİN...
İnsanlar birbirlerini en çok ‘senin iyiliğin için’ diyerek kırar. Duygusal şiddet, vuran elden değil, konuşan dilden gelir.” Damla ve Sait... Lise yıllarında filizlenen, engelleri aşmak için ailelerini karşılarına alıp kaçarak evlenen büyük aşkın kahramanlarıydı. Ancak zaman, en masum sevgileri bile zehirli bir sarmaşığa dönüştürebilirdi. Bir zamanlar Damla’nın üzerine titreyen Sait, artık her sözüyle onun ruhunda derin yaralar açan, onu aynalara küstüren bir yabancıya dönüşmüştü. Peki ya sonra? Artık tanımadığı bu adamı geride bırakarak ders vermek isteyen Damla, son çare baba ocağına sığınır. Bu durumu gerekçe gösteren Sait’in onu tek celsede boşamasıyla, ikinci kez yıkılır. Babasının da “Evimde dul kadın istemem, bu sefer benim dediğim olacak!” restiyle, çaresiz kalır. Artık ne kalabileceği baba ocağı,ne de dönebileceği aşkı vardır. Elinde valiziyle hiç bilmediği bir kadere, babasının damat olarak seçtiği Baran’ın dünyasına doğru yola çıktığında; kendi özgürlüğüne mi yoksa başka bir mahkumiyete mi koşuyordu? Baran’ın annesiyle, kız kardeşiyle ve kızıyla yaşadığı dünyasına, Siirt kültürüne yabancı olan Damla, kaybolmamak için tutunduğu dal sayesinde kurtulacak mı, yoksa yorulup bırakacak mı? Araftayım; bir kadının kendini bulma çabasının, geçmişin temizlenemeyen izlerinin ve imkansızlıklar içinde filizlenen yeni bir umudun romanıdır.
“Mutlu sonsuzlar yoktur gerçek hayatta, dilerim saadet dolu anılarınız olur hayatlarınızda…”